25 Şubat 2014 Salı

KAMULAŞTIRMA ESASLARI VE KAMULAŞTIRMA İŞLEMİNE KARŞI AÇILACAK İPTAL DAVASI


KAMULAŞTIRMA

ESASLARI

 

VE

 

KAMULAŞTIRMA

İŞLEMİNE KARŞI

AÇILACAK OLAN

İPTAL DAVASI

KAMULAŞTIRMA ESASLARI

 

                      İdareler, kanunlarla yapmak yükümlüğünde oldukları kamu hizmet ve teşebbüslerin yürütülmesi için gerekli olan taşınmazları, kaynakları ve irtifak haklarını nakden ve peşin olarak kamulaştırma yapabilirler.(Kamulaştırma Kanunu md 3)Bu kararı alınabilmesi için öncelikle taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararında önce kamu yararı kararının alınması gereklidir. Örneğin Belediye yararına yapılacak olan kamulaştırmalarda belediye encümeni yetkilidir. Kamu yararı kararı alınmadan yapılacak kamulaştırmalar ise idare mahkemesinde açılacak olan iptal davası ile iptal edilebilecektir. Kamu yararı kararının son noktası ise kararın valilikçe onaylanmasıdır. Ancak bakanlıklar ve de bakanlar kurulunun almış olduğu kamu yararı kararının valilik onayına ihtiyacı yoktur.

 

                     Kamulaştırma yapacak olan idare kamulaştırma veya kamulaştırma yoluyla üzerinde irtifak hakkı kurulacak olan taşınmaz malların sınırını yüzölçümünü gösterir ölçekli planı yapar ya da yaptırır. İdare söz konusu taşınmazı kamulaştırırken satın alma usulünü kullanabileceği gibi bedel tespiti yaptırarak asliye hukuk mahkemesinden adına tescil edilmesini isteyebilir.

 

                   Satın alma usulünde malın tahmini bedelini belirlenmesi amacıyla belediye bünyesinde kıymet takdir komisyonları oluşturur. İdare söz konusu işlemden sonra tahmini bedel belirtilmeksizin kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmazın malikine pazarlıkla satın almak veya trampa usulü ile almak gibi seçeneklerle resmi taahhütlü yazı ile malikine bildirir.

 

                   Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde ise kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili için TAŞINMAZIN BULUNDUĞU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE MÜRACAATA BULUNUR VE BEDEL TESPİTİYLE BİRLİKTE ADINA TESCİLİNİ TALEP EDER.

 

                  Mahkemece belirlenmiş olan duruşma gününde hâkim tarafları taşınmaz bedeli konusunda anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim söz konusu değeri kamulaştırma bedeli olarak tespit eder ve gerekli işlemleri yapar.

 

                  Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hâkim en geç otuz gün içinde keşif ve de otuz gün sonrasına duruşma günü koyarak malın değerinin tespiti için mahallinde keşif icra eder. Keşif sırasında muhtar hazır bulundurulur ve de beyanı alınır. Bilirkişiler söz konusu taşınmazın değeri için 15 gün içinde rapor oluşturur ve de söz konusu rapor duruşma beklenmeden taraflara tebliğ edilir. Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hâkim gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyeti belirleyerek adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Önemli bir ayrıntı olarak bilirkişi raporları daha önceden taraflara tebliğ edildiğinden dolayı bilirkişi raporlarına itiraz ancak duruşma sırasında gerçekleştirilir.

 

                         Asliye hukuk mahkemesinin vereceği bedele ilişkin kararın temyizi mümkün iken verilmiş olan idare adına tescil kararı ise kesin nitelik taşımaktadır.

 

                       Taraflar duruşma gününün tebliğinden itibaren 30 gün içinde idare mahkemesinde kamulaştırma kararının iptali için dava açabileceklerdir. Açılacak olan iptal davası ile birlikte alınacak olan yürütmenin durdurulması kararı ile asliye hukuk mahkemesinde görülen değer tespit ve de tescil davası idare mahkemesindeki iptal davasını bekletici mesele yapacaktır. İdare mahkemesinde dava da yürütmenin durdurulması kararı verilmez ise asliyle hukuk mahkemesinde dava görülmeye devam edecektir.

 

                      Kamulaştırma bedelinin tespitinin esasında cins ve nevi; yüz ölçümü; kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini; varsa vergi beyanını; kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış olan kıymet takdirlerini; kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan serbest alış satış durumundaki emsal satış değerleri; yapılarda resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını; yıpranma payını; bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri; esas tutularak BİLİRKİŞİ KURULUNCA TAŞINMAZIN KAMULAŞTIRMA DEĞERİ HESAPLACAKTIR. Bilirkişi kurulu ise kamulaştırmaya konu olacak yerin cins ve niteliğine göre üçü odalar listesinden;ikisi idare kurulu listesinden seçilmek üzere beş kişiden teşekkül edecektir.Mahkemeye gönderilmiş olan bilirkişi listesinden taraflar bilirkişi kurulu hakkında anlaşmaya varamaz ise o halde bilirkişiler hakim tarafından resen seçileceklerdir.Yine hakim bilirkişilere yapmış oldukları değer tespiti için usulüne uygun şekilde yemin ettirecektir.

 

                         İdare adına yapılan taşınmazın tescilinden sonra taşınmaz malın boşaltılması idarece icra memurundan istenecektir. İcra memuru taşınmaz malı on beş gün içinde boşaltmaları için içindekilere tebliğ edecektir.(SADECE TAŞINMAZ MALİKİNE OLMAYIP ÖRNEĞİN KİRACIYA DA TEBLİĞİ GEREKİR.)Bu süre içinde taşınmaz mal boşaltılmaz ise icraca boşaltılacaktır. İTİRAZ VE ŞİKÂYET İCRA MARİFETİYLE GERÇEKLEŞECEK OLAN BOŞALTMA İŞLEMİNİ DURDURMAYACAĞI GİBİ BOŞALTMA İŞLEMİ ALEYHİNE MAHKEMECE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLEMEYECEKTİR. YİNE TAŞINMAZIN BOŞALTIMASI SEBEBİYLE MAL SAHİBİ VEYA İDARE TAZMİNATLA SORUMLU TUTULAMAYACAKTIR.

                           İdare kamulaştırmanın her safhasında kamulaştırma kararı veren ve onaylayan yetkili merciin kararı ile kamulaştırmadan tek taraflı olarak kısmen veya tamamen vazgeçebilecektir. Bu halde uygun görülecek olan avukatlık ücreti ve yargılama giderleri idareye yükletilecektir.

 

                            Mal sahibi kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırmaya yapan idarece;kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz ve de kamu yararı yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ödeyerek taşınmaz malını geri alabilir.Geri alma hakkının doğmasından itibaren 1 yıl içinde kullanılmaması halinde söz konusu hak düşecektir.Yine bir den çok taşınmazın durumunun geri alma hakkı doğacak şekilde kullanılmaması halinde bir bütün olarak işlem görecektir.

 

                             Kamulaştırmaya konu olan söz konusu malın mülkiyetinin idareye geçmesi mahkemece verilecek tescil kararı ile olacaktır.

 

KAMULAŞTIRMAYA İLİŞKİN İÇTİHATLAR

 

                 Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında dava bedelinin tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas alınmalıdır. Ayrıca üzerinde kat irtifakı bulunan yerlerde arsa ile ana yapının değeri ayrı ayrı hesaplanmalı ve bağımsız bölümde bulunan değeri etkileyecek nitelikler varsa bunlarında değere eklenmesi zorunludur.Bu noktaların değerlendirilmeden verilecek olan bilirkişi raporlarının değere esas teşkil etmesi bozma nedenidir.Bilirkişi kurulundan bu konuda ek raporlar alınarak bu doğrultuda kararlar verilmelidir.

 

18.H.D E.2005/2842 K.2005/5438

 

                     Kamulaştırma yasasının md 15 göre bilirkişi kurulunca taşınmaza değer biçilmesinde kamulaştırma kararının tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde idarece tebligat yapılmamış ise kamulaştırma tarihinin hak sahibine tebliğ olduğu, tebligat yapılmadan dava açılmış ise dava tarihinden itibaren değer tespitinde bulunulur. Burada dikkat edilecek hak sahibinin kamulaştırma kararını öğrenmesinden itibaren bir ay içinde idare mahkemesinde dava açmaması halinde karar kesinleşmiş olarak söz konusu tarihi esas alarak kamulaştırma bedeli tespit edilirken; iptal davası açılması halinde ise idare mahkemesinde davanın ret tarihi itibariyle karar kesinleşmiş sayılarak o tarih itibariyle değer hesaplanacaktır.

 

18.H.D E.2002/12006 K.2003/435

 

                         Bağımsız yapıda ya da söz konusu taşınmazın diğer değer artırıcı unsurların toplamı taşınmazın esas değerinin %10 undan fazla olamayacağı dikkate alınmadan fazlaya karar verilmesi ve de bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor almadan karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

 

18.H.D E.2004/149 K.2004/2911

                 

                            Emsal satışın değer tespitinde dikkate alınırken bağımsız bölümünde dahil olduğu emsal satışın zorunluluk olmadıkça dikkate alınmaması gerektiği dikkate alınmadan sözü edilen emsal satışın çıplak arsa satış değeri olarak değerlendirilmesi; Emlak vergisinin kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınacak iken söz konusu emsal taşınmaz ile kamulaştırılacak taşınmazın değerler oranlarının ilgili belediyelere sorulmaması; Bilirkişi kurulunca emsal teşkil eden söz konusu parselin ALICISI, SATICISI, SATIŞ DEĞERİ VE SATIŞ TARİHİNİ GÖSTERİR BELGELERİN TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNDEN GETİRİLMEMİŞ OLMASI bozma sebebi arz etmektedir.

 

18.H.D E.2009/5 K.2009/1183

 

 

                      Dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olup arsa değerinin hesaplanmasında kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan serbest alış satışa tabi olan emsal taşınmazların bedel tespitinde esas alınması gerekir. Uzlaşma yolu ile idare tarafından değeri tespit edilen yahut kamulaştırılan diğer taşınmazların bilirkişi kurulunun yapacağı değerlendirmelerde esas alınmaması zorunlu olup bu yönde alınacak kararlar bozma sebebi olacaktır.Ayrıca değerlendirmeye esas alınan emsal satışların değerlendirme tarihlerindeki karşılıkların fiyat artış endeksleri uygulanması suretiyle tespiti ve de söz konusu emsal alınan taşınmaz ile kamulaştırma yapılacak olan taşınmaz arasında eksik ve üstün özeliklerinin tek tek belirlenerek oranları açıklanmak üzere tespiti gerekmektedir.Bildirilmiş olan emsallerin teyitleri de getirtilip gerektiğinde resen emsallerde celbedildikten sonra yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulunca kamulaştırılacak taşınmazın değerinin tespiti gerekir.

 

5.H.D E.2003/6064 K.2003/10391


 

 

 

 

 

KAMULAŞTIRMANIN İPTALİ DAVASI

 

                          İdare tarafından taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinden açılacak olan bedel tespiti ve tescil davasından önce İDARENİN MUTLAKA SATIN ALMA USULÜNE BAŞVURMASI ZORUNLU OLUP, bu süreci usulüne uygun şekilde sonlandırması gereklidir.Bu süreç tamamlanmadan idare taşınmaz bedelinin tespiti ve de tescil talebinde bulunamayacaktır.

 

6.H.D E.2008/345 K.2008/2373

 

                          Diğer bir açıdan ise kamulaştırma yapılacak taşınmaz malikine söz konusu taşınmazın kamulaştırma kararına ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, aksi halde kamulaştırmanın iptali için iptal süresi başlamayacaktır.

 

6.H.D E.2007/2561 K.2009/998

 

                   Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davalı taşınmaz malikine yapılan tebligat sonucunda malik dava dilekçesinin tebellüğ ettiği tarihten itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilecektir. Taraflara gönderilen meşruhatlı davetiye kâğıdında tarafların duruşmaya gelmemesi halinde yokluklarında karar vereceği ihtar edilir.

            

                 Kamulaştırma işlemi esasında bir idari işlem olduğundan dolayı bu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırılığı ileri sürülerek açılacak olan iptal davası idari yargıda görülecektir. Yetkili mahkeme örneğin bakanlar kurulunun almış olduğu kamulaştırma kararında Danıştay olacak iken bunun dışında genel yetkili mahkemeler çerçevesinde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. Yine ÖNEMLE ÜZERİNDE DURULMASI GEREKİLEN KAMULAŞTIRMA KANUNU MD 23 DOĞAN KAMULAŞTIRILAN TAŞINMAZI ESKİ MALİKİN GERİ ALMA HAKKINA İLİŞKİN DAVANIN ADLİ YARGININ GÖREV ALANINA GİRDİĞİ NOKTASIDIR. İptal davasını açmaya yetkili olan kişiler olarak sadece kamulaştırılacak taşınmazın maliki değil ayrıca kamulaştırma sebebiyle menfaati zedelenen her gerçek kişi de iptal davası açmaya yetkilidir. Yine buna dayanak olarak İYUK md 2 de gösterilebilecektir. Davacının dava sırasında ölmesi halinde söz konusu dava mal varlığını etkileyebilecek davalardan olduğundan dolayı davacının mirasçıları da davayı devam ettirebileceklerdir. El birliği mülkiyetin olduğu ya da paylı mülkiyetin söz konusu olduğu davalarda da yine her bir paydaş kamulaştırmanın iptali davası açabileceklerdir. Bunun dışında ise zilyetlik sebebiyle kamulaştırmanın iptali davası mülkiyetin ispat edilememesi halinde dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle retle sonuçlanacaktır. Yine kamulaştırma yapılacak olan taşınmazın kiracısı da yine aynı şekilde kamulaştırmanın iptali davası açamayacaktır.Kamulaştırmanın iptali davasında davalı olarak gösterilecek olan istisnasız şekilde idare olacaktır.Yine İYUK md 7/4 bendi gereği kamulaştırma işlemi ile dayanağı olan imar planına karşıda yine süresi içinde iptal davası açılabilecektir.

 

                       Danıştayın vermiş olduğu bir kararda davacıya adrese tebligat yapılmadan ilan yolu ile tebligat yapılması durumunu yasaya aykırı bularak iptal kararı vermiştir. Danıştay 6.Dairesi E.2010/5764 K.2011/4942 Taşınmazın bedeli ve tescil davası nın tebligatı yapılmadan açılacak olan iptal davaları vaktinden önce açılma sebebiyle incelenmeksizin ret kararı verilecektir. Danıştay 6.D E.2007/4460 K.2009/3951Kamulaştırmanın hazırlayıcı işlemleri niteliğinde olan kamu yararı kararı ve de uzlaşmaya davet yazısı da tek başına dava konusu edilemeyecek; edilmesi halinde ret sebebi olacaktır. Danıştay 6.D E.2008/8390 K.2008/9062

 

DAVANIN ESAS YÖNÜNDEN İNCELENMESİ

 

                       Kamulaştırma işlemi bir idari işlem olduğundan dolayı bu işlemin yetki,şekil,sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile veya birden fazlası ile hukuka aykırılığını ileri sürerek açılan davalarda işlemin belirtilmiş olan esas yönleri açısından hukuka uygunluğu incelenecektir.

 

                       1)Yetki ve Şekil Yönünden Denetim

 

                       Kamulaştırma işlemine karşı açılan iptal davasında işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu iddiası kamulaştırmaya yetkili kamu tüzel kişileri tarafından yapılmamasından veya kamu yararı kararının yetkili organ tarafından alınmamasından kaynaklanabilir. Bunlar TAPUYA KAYITLI TAŞINMAZLARDA SATIN ALMA USULÜ DENENMEDEN DOĞRUDAN KAMULAŞTIRMA DEĞER TESPİTİ VE TESCİLİN TALEP EDİLMESİ; KAMULAŞTIRILMAK İSTENEN TAŞINMAZIN ÖLÇEKLİ PLANININ YAPILMAMIŞ OLMASI, KAMU YARARI KARARI VERECEK OLAN KURULLARDA OLUŞACAK OLAN SAKATLIK halleri gibi durumlarda yetki ve şekil yönünden iptale tabi olacaktır.

 

                       2)Konu Yönünden Denetim

 

                     Kamulaştırma işleminin konusunu kamulaştırmaya ilişkin diğer öğelerin uygunluğu da değerlendirilerek uygunluğu saptanacaktır. ÖRNEĞİN KAMU MALI KAMULAŞTIRILAMAYACAĞINDAN DOLAYI KAMULAŞTIRILMASI HALİNDE KONUSU SAKAT BİR İDARİ İŞLEM SÖZ KONUSU OLACAKTIR. DANIŞTAY 6.D E.2003/6862 K.2005/3531Yine kamulaştırmanın kamunun ihtiyacından fazla yapılması halinde de işlemin sakat olacağı gibi irtifak hakkı kurulması yeterli iken taşınmazın tamamının kamulaştırılması durumu da konu yönünden sakatlık sebebiyle iptale tabi olacaktır. İki idare kurumunun kamulaştırılma noktasında karşı karşıya gelmesi halinde Danıştay 1.Dairesi hangisinin daha çok ihtiyacı olduğuna karar verecektir.

 

                        3)Sebep ve Amaç Yönünden Denetim

 

                       Genel olarak dikkat edilmesi gerekilen kamu yararı kararının alınmasını gerektirmeyen durumlarda da kamu yararı olduğu kabul edilmektedir. Buna göre kamu yararı kararı alınmasını gerekli kılan durumlarda işlemin şekli unsuru diyebiliriz. ÖRNEĞİN KAMULAŞTIRIMAYA KONU OLAN TAŞINMAZIN İMAR PLANINDA YER ALMAMASINA RAĞMEN İMAR PLANINA DAYALI KAMULAŞTIRMA İŞLEMİNE KONU OLURSA O HALDE SEBEP UNSURU AÇISINDAN HUKUKA AYKIRI OLACAKTIR.

DANIŞTAY 6.D E.2008/12396 K.2010/9826 YİNE İMAR PLANINA DAYALI YAPILAN KAMULAŞTIRMALARDA İMAR PLANININ İPTAL EDİLMESİ DURUMUDA UYGULAMA İŞLEMİ OLAN KAMULAŞTIRMA İŞLEMİNİ SEBEP YÖNÜNDEN İPTALİNE NEDEN OLACAKTIR. DANIŞTAY 6.H.D E.2008 K.2011/4942.BİR DİĞER ÖNEMLİ NOKTA İSE İMAR PLANINDA TAŞINMAZIN FOKSİYONUN BELİRTİLMESİ HALİNDE TAŞINMAZ MALİKİ TAŞINMAZA YÜKLENEN FOKSİYONA UYGUN OLARAK KAMULAŞTIRILMASINI İDAREDEN TALEP EDEBİLECEKTİR. ANCAK BUNUN DIŞINDA İDARE MAHKEMESİNDE İDARENİN MALIN KAMULAŞTIRILMASINI İSTENMESİNE YÖNELİK DAVA İDARE AÇISINDAN İDAREYİ ZORLAYACAK ŞEKİLDE KAMULAŞTIRILMA TALEP EDİLEMEYECEĞİNDEN AÇILMIŞ OLAN İDARE ALEYHİNE ZORLAYICI DAVALAR RET EDİLECEKTİR.

 Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"KAMULAŞTIRMA ESASLARI ve Kamulaştırma İşlemine Karşı Açılacak İptal Davası " başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.Uğur Hakan Kahraman'e aittir .
      Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA İCRA TAKİBİ



REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
YOLUYLA İCRA TAKİBİ


HAZIRLAYAN
AV.UĞUR HAKAN KAHRAMAN
                                                             GAZİANTEP BAROSU
A.GİRİŞ

Rehin alacaklısı, kural olarak genel haciz yoluna yada borçlunun iflasa tabi olması halinde dahi iflas yoluna başvuramayıp;öncelikle rehinin paraya çevrilmesi için icra dairesine başvurmak zorundadır.

Borçlunun borcunun teminatı olması içinalacaklıya taşınır veya taşınmaz bir malını rehnetmişse alacaklı genel hacizyoluyla takip yapamayacak olup, öncelikle rehinin paraya çevrilmesi yoluylatakip yapmak zorundadır. Kanun koyucunun buradaki amacı borçlunun ipotek altınaverdiği taşınır ve taşınmazın borçlu açısından kısıtlanmış olması sebebi ileborçlunun bu kısıtlama ile kaybettiği imkânının, genel haciz yoluyla takipyolunu kapatılması sağlanması ile dengelemeye çalışmıştır.

Rehinli malın satılması suretiyle alacaklınınalacağının tam olarak ödenememesi durumunda bu halde alacaklı, alacağının gerikalan kısmı için genel haciz yoluyla takip yoluna gidecektir. Ancak bununlabirlikte söz konusu asıl kuralın İcra-İflas Kanunda istisnaları mevcuttur;şöyle ki; alacağı bir kambiyo senedine bağlı ise alacaklı burada alacağı rehine bağlanmış olsa dahi isterse rehininparaya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği gibi isterse kambiyo senetlerineözgü takip yoluna gidebilecektir.

Şayet alacağın müteselsil kefili olmasıhalinde rehinin varlığına rağmen alacaklıdoğrudan kefile karşı ilamlı-ilamsız haciz yoluyla takibe gidebilecektir.

Rehinin paraya çevrilmesiyoluyla takip genel haciz yoluyla takibe benzemekle birlikte en büyük fark REHİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİPTE, HACİZPROSEDÜRÜN OLMAMASIDIR. Öyle ki; rehinli alacaklı borçluya karşı takibi,takip talebiyle başlatacak olup devamında ise rehinin satılarak bedelindenalacaklının alacağının ödenmesi ile bitecek olan bir takip şeklidir.


B.TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİYOLU İLE İLAMSIZ TAKİP
Alacaklı, alacağına ilişkin rehin hakkını bir ilamaveya ilam niteliğinde belgeye bağlamaması halinde ilamsız takip yoluyla parayaçevrilecektir. Şöyle ki; genel haciz yoluyla takipteki ilamsız takibe oldukçabenzer olan söz konusu takip talebinde; genel haciz yolundan farklı olarak rehnedilen malın ne olduğu, rehin üçüncükişi tarafından verildiyse söz konusu kişinin isim ve adresi ve var isesonradan tesis edilmiş rehin hakkının var olup olmadığı takip talebindebulunacaktır.

Takip talebini alan icradairesi borçluya ödeme emri göndererek;7 gün içinde açıkça rehin hakkına itirazetmez ise rehin hakkını kabul etmiş sayılacağını,7gün içinde rehin hakkınaitiraz etmez ve de 15 gün içinde ödeme yapmaz ise rehinin satılacağını, sadecerehin hakkına itiraz edilmesi halinde alacaklının rehinin paraya çevrilmesiyoluyla takipten vazgeçerek, genel haciz yoluyla takibe gidebileceğini belirten, bir ödeme emri gönderecektir.

İtiraz prosedürü önemli olup, şayet borçlu 7gün içinde itiraz etmemesi halinde rehin hakkını kabul etmiş sayılacaktır. Eğer7 gün içinde itiraz edip, itirazı sadece rehine ilişkin yaparsa alacaklının ikiyolu mevcut olacak olup buna göre; ya rehin hakkına ilişkin itirazınkaldırılması veya iptali yoluna gidebileceği gibi ya da rehinin parayaçevrilmesi yoluyla takipten vazgeçerek sadece genel haciz yoluyla takip yolunagidebilecektir. Zira asıl alacağa karşı rehin borçlusu itiraz etmediği içinborçlunun mallarının haczini isteyebilecektir.

C.İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA İLAMSIZTAKİP

İcra-İflasKanun md 23 göre üç esasa yönelik olarak ipoteğe ilişkin icra takibiyapılacaktır; ilki ipotek kayıtsız şartsız bir borcu ikrar ediyor ise buradaipoteğin paraya çevrilmesi ilamlı bir takip niteliğindedir.

Ancak söz konusuipotek kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı olmaması durumunda yani ileridedoğacak olan bir alacağın temliki için yahut ileride doğması muhtemel biralacağın temini için olması halinde ilamsız takip yoluyla ipoteğin parayaçevrilmesi söz konusu olacaktır.

Takip talebi isegenel haciz yoluyla takibin aynı şeklindedir. Ek olarak ipotek akit tablosununtapu idaresince verilmiş resmi örneği ve şayet ipotek kredi, cari hesap gibialacakların teminatı olarak verilmiş ise onaylı örneği takip talebindebulunmalıdır.

Ödeme emrinde ise süreler yönünden rehininparaya çevrilmesi yolundan farklı olarak ipotekli taşınmazın satılmaması için30 günlük süre tanınmıştır. Yine 7 günlük süre rehinin paraya çevrilmesiusulünde olduğu gibi korunmuş ve 7 günlük süre içinde borca itiraz etmemesi;borçlu açısından ipotek hakkının varlığını kabul etmiş sayılacaktır.

Borçlunun 7 günlüksüre içinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe itirazedebileceği gibi söz konusu itiraz da ise genel haciz yoluyla takibe ilişkinitirazdan farklı olarak borçlunun ipotek hakkına itirazı söz konusuolamayacaktır. Zira söz konusu ipotekalacağı hakkı, resmi senede bağlanmıştır. Ödeme emrine itiraz şekli isetamamen genel haciz yoluyla aynı olup, 7 günlük sürede itiraz edilmesi halinde,alacaklı takibe devam edebilmek için, itirazın iptali yoluna gidebileceği gibiitirazın kaldırılması yoluna gidebilecektir.

Borçlunun7 gün içinde ödeme emrine itiraz etmez ve otuz gün içinde borcunu ödemez iseveya da borca yapılan itirazın kaldırılması yahut iptali söz konusu olursa ohalde ALACAKLI İPOTEKLİ TAŞINMAZINSATILMASINI İSTEYEBİLECEKTİR.

D.REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLAİLAMLI TAKİP

1.TAŞINIR REHNİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİYOLUYLA İLAMLI TAKİP
Rehin hakkının bir ilamda veya ilam niteliğinde birbelgede tespit edilmiş ise rehin alacaklısı, rehinin paraya çevrilmesi yoluylaicra takibi yapabilecektir. Söz konusu icra takibi; ilama dayalı rehinalacaklısının takip talebiyle başlayacaktır. Takip talebini alan icra dairesi,borçluya ya da rehinli taşınırın sahibi 3. kişiye icra emri göndererek 7 güniçinde borcunu ödemesini ya da icranın geri bırakılmasına ilişkin karargetirmemesi halinde taşınır rehininin satılacağını ihtar eder. Söz konusu 7günlük sürenin bitiminden itibaren alacaklı, taşınır rehinin satılmasını icradairesinden isteyebilecektir.

2.İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLATAKİP

İpotek hakkının ilamda ya da ilam niteliğinde birbelgede tespit edilmiş olması halinde, ipoteğin paraya çevrilmesi ilama dayalıtakip ile yapılabilecektir. Takip talebinde alacaklı ilam veya ilam niteliğindebelgeyi de ekleyerek takip talebinde bulunur. Takip talebi diğer ilamlıicralarda olduğu gibi Türkiye’nin her yerindeki icra dairesinden takip açılabilecektir.Takip talebini alan icra dairesi, ipotek borçlusuna icra emri göndererek 7 güniçinde borcunu ödemesi yahut icranın geri bırakılması kararı getirmesini aksihalde taşınmaz ipoteğini satacağını ihtar eder. Sürenin sonunda ödeme veyaicranın geri bırakılması kararı getirilmemişse o halde icra dairesine alacaklıtalepte bulunarak taşınmaz ipoteğinin satışını isteyebilecektir.

E.REHNİN SATILMASI VE PAYLAŞTIRMA

Rehinin paraya çevrilmesi yoluyla ilgili tüm takiplerde;ilamsız takiplere ödeme emrinin veya ilamlı takipte icra emrindeki süreningeçmesiyle birlikte icra dairesinden taşınır veya taşınmaz malın satılmasınıisteyebilecektir.

İcra dairesi, rehnedilen malıgenel haciz yoluyla satarak alacaklının alacağını ve de giderlerini ödeyecektir.Satılan malın başka alacaklılara da rehnedilmesi halinde icra dairesi rehinlialacaklıların sırasına göre bir sıra cetveli düzenleyerek, rehnedilen malınsatış sonrası elde edilen parayı sıra cetvelindeki sıraya göre alacaklılararasında paylaştıracaktır.

Rehinin, alacaklınınalacağını karşılamaya yetmemesi halinde, alacaklıya icra dairesi tarafından REHİN AÇIĞI BELGESİ VERİLECEKTİR.Alacaklı işbu belgeye dayanarak tahsil edemediği kısım için borçlu aleyhinehaciz ya da iflas yolu ile takip yapabilecektir. Şayet rehinin satılmadan öncealacaklının alacağını karşılamayacağı ortaya çıkması halinde icra dairesince ALACAKLIYA GEÇİCİ REHİN AÇIĞI BELGESİVERİLEBİLECEKTİR. GEÇİCİ REHİN AÇIĞI BELGESİ İLE DE ALACAKLI HACİZ VE İFLASYOLUYLA TAKİP YAPABİLECEKTİR.

F.İPOTEK ALACAKLISININ GAİP OLMASI VEYABORCU ALMAKTAN KAÇINMASI

İpotek temin edilmiş ve de vadesi gelmiş alacağın,alacaklısı gaip olur veya yerleşim yeri bilinmez veya da ipoteği çözmektenkaçınması halinde kanun, borçluya borcunu icra dairesine yatırarak kurtulma imkânıvermektedir. İcra dairesine yukarıda sayılan gaiplik, yerleşim yeri olmaması yada ipoteğin çözülmesinden kaçınma gibi hallerin mevcudiyeti halinde icradairesine başvurarak ipoteğin çözülmesini isteyebilecektir. Talebinin içineipotek belgesini de ekleyen borçlu, borcun tamamını icra dairesine yatıracaktır.Bununüzerine, icra dairesince alacaklıya 15 gün içinde parayı alması için tebligattabulunacaktır. Söz konusu tebligatın üzerinden 15 gün geçmesine rağmenalacaklının icra dairesine gelerek alacağını almamış olması yahut geçerli birmazeret göstermeksizin icra dairesine gelmemesi halinde İCRA DAİRESİ, DOSYAYI İCRA MAHKEMESİNE GÖNDERECEKTİR. İCRA MAHKEMESİ DEYATIRILMIŞ OLAN BORCUN ALACAKLI İÇİN SAKLANMASINI VE DE İPOTEĞİN KALDIRILMASINAKARAR VERECEKTİR. Söz konusu karar tapu sicil müdürlüğüne gönderilerekborçlunun taşınmazı üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasına kararverilecektir.

Borçlunun vadesi gelmemiş bir borç içinaynısını yapabilmesi ancak borcun tamamına ilişkin işlemiş ve işleyecek olanfaiziyle birlikte ödemeyi kabul etmesi halinde ipoteğin kaldırılması mümkünolacaktır.

F.SONUÇ

Tüm bu sebepler ışığında baktığımızda hem taşınır hemtaşınmaz malların rehinine ilişki takip yolu genel haciz yoluna benzerlikgöstermekle birlikte bazı önemli ayrıntılarda ayrılmaktadır. Alacaklınınrehinin paraya çevrilmesi yoluyla takipte haciz uygulamasına gerek olmadansadece icra emri veya ödeme emri(ilamlı ve ilamsız olmasına göredeğişecektir)gönderilmesi ve söz konusu sürelerin geçirilmesi ile direk olaraktaşınır veya taşınmazın satışı istenebilecektir. Borçlu açısından ise doğrudanalacaklının kendisi aleyhine haciz yoluna gitmesini engelleyici nitelikte olupbuna göre sadece sorumluluğu ilk aşamada rehinli taşınır ve taşınmaz malı ilesınırlı kalacak olmasıdır. Tüm bu sebepler ışığında baktığımızda REHİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA İCRATAKİBİ, GENEL HACİZ YOLUYLA TAKİP GİBİ UYGULAMASIYOĞUN OLMAMAKLA BİRLİKTE İCRA HUKUKUNDA önemli bir işlevi bulunmaktadır.
Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla İcra Takibi Esasları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.Uğur Hakan Kahraman'e aittir.

      Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.


İHTİYATİ HACİZ


                                                İHTİYATİ HACİZ 

                                                           (İİK MD 257–268)

 

A.GENEL OLARAK:

                                     

                                     İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesinin güvence altına alınması için borçlunun mallarına geçici olarak hukuken el konulmasıdır. Alacaklı genel olarak borçlunun borcunu zamanında ödeyeceği konusunda şüpheli ise o halde öncelikle borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını haczettirerek sonrasında icra takibi veya alacak davası açacaktır.

 

                                     Alacaklının alacağının vadesi gelmiş olması halinde ve de alacak için rehin yok ise alacaklı Asliye Hukuk Mahkemesi veya Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak, sadece alacağın vadesi geldiğini ve de rehin olmadığının ispatı ile borçlunun taşınır ve taşınmaz malları için mahkemece ihtiyati haciz kararı verilecektir.

                                     

                                      Bununla birlikte alacağın vadesinin gelmemiş olması durumunda alacaklı kural olarak borçlunun mallarına haciz konulmasını isteyemeyecektir. Ancak alacaklı mahkemede *borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmadığı veya*borçlunun taahhütlerden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlandığının veya borçlunun bizzat kendisinin kaçmaya hazırlandığına ilişkin emareler mevcut olduğunun alacaklı tarafından ispatı halinde borç muaccel olmuş bir borç olarak, borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulabilecektir.

 

B.İHTİYATİ HACİZ KARARI ALINMASI:

 

                                    Alacaklı, ihtiyati haciz kararı almak için, kural olarak borçlunun ikamet ettiği yer mahkemesine bir dilekçe ile başvuracaktır; yine söz konusu dilekçede delillerini ibraz edecektir. Delillerin ihtiyati haczin varlığına kanaat getirecek şekilde olması yeterli olup tam bir ispat mahkemelerce aranmayacaktır. Fiili olarak uygulamada borçlunun dinlenilmeden de alacaklının talebi doğrultusunda mahkemece ihtiyati haciz kararı hükme bağlanmaktadır.

 

                                  Şayet mahkemece alacaklının talebi kabul edilerek, ihtiyati hacze karar verilmesi halinde, mahkemece alacaklıdan, takip veya dava sonucu haksız çıkma ihtimaline karşı teminat alınmasına karar verecektir. Mahkemelerde yerleşik olarak uygulanan oran ise genellikle alacak miktarının %10 ile %15 olmaktadır.

 

                                 Alacaklı tarafından mahkemece belirlenmiş olan teminat miktarının mahkeme veznesine yatırılmadıkça, alacaklı tarafından ihtiyati haciz kararının kendisine verilemeyeceği gibi alacaklı bu kararın icrasını da isteyemeyecektir.

 

C.İHTİYATİ HACİZ KARARININ UYGULANMASI:

 

                                    Mahkemeden ihtiyati haciz kararı alan alacaklı, söz konusu ihtiyati haciz kararının uygulanması için ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yargı çevresine giren icra dairesine derhal talepte bulunabilir. Bununla birlikte mahkemeden alınmış olan ihtiyati haciz kararına ilişkin olarak 10 gün içinde icra dairesine mahkemeden alınmış olan ihtiyati haciz kararının uygulanması istemek zorundadır. Aksi halde mahkemeden alınmış olan İHTİYATİ HACİZ KARARINA YÖNELİK, İCRA DAİRESİNE 10 GÜN İÇİNDE BAŞVURULMADIĞI İÇİN İHTİYATİ HACİZ KARARI KENDİLİĞİNDEN KALKMIŞ OLACAKTIR.

 

                                  İhtiyati haciz kararı, genel haciz yolu usullerine göre yerine getirilecektir. Yani genel haciz yolundaki prosedürlere uygun olarak taşınır mallar örneğin yediemine tevdi edilecek, taşınmaz mallar ise kayıtlı bulundukları tapu dairelerine ihtiyati haciz yazısı yazılacaktır. İhtiyati haczin gerçekleşmesiyle birlikte borçlunun malları üzerinde tasarruf yetkisi kısıtlanmış olacaktır.

 

                                Borçlunun ihtiyaten haczedilen mallarına ilişkin teminat göstermesi halinde söz konusu teminat sebebiyle taşınır malları, borçluya iade edilebilecektir. Yine aynı şekilde borçlu takipten önce ihtiyati haciz kararının alınmış olduğu mahkemeden, takipten sonra ise icra mahkemesine teminat göstererek ihtiyati haczin tamamen kaldırılmasını talep edebilecektir.

            

D.İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ:

 

                                   İhtiyati haciz kararına karşı temyiz yolu kapalıdır. Fakat sınırlı sayıda sebep dâhilinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz edilebilecektir. Şöyle ki; ilk esas borçlunun ihtiyati haciz kararının mahkemece verilmesi safhasında, dinlenmiş olup olmadığına ilişkindir. Mahkemece dinlenmiş olan borçluya, ihtiyati haciz kararına karşı itiraz hakkı tanınmamıştır.

 

                                   Buna karşılık borçlu ihtiyati haciz kararı verilmesi sırasında dinlenmemiş ise o halde yine kararı veren mahkemeye 7 gün içinde başvurarak itiraz edebilecektir.

 

                                   İtiraz sebepleri ise sınırlı sayıda sayılmış olup;

                                  *İhtiyati haciz sebeplerine itiraz

                                  *Mahkemenin yetkisine itiraz

                                  *Teminata itiraz

                                    Olarak üç halde itirazın gerçekleştirilebileceği kabul edilmiştir. İhtiyati haciz kararı ile menfaati haleldar olan 3. kişilerde aynı şekilde itiraz hakkına sahiptir. İtiraz üzerine alacaklı ve borçlu duruşmaya çağrılır; birisinin gelmesi halinde duruşmada ihtiyati haciz karına ilişkin itiraz sonuca bağlanacak olup; aksi halde tarafların yokluğunda ihtiyati haciz kararına ilişkin dosya üzerinden karara bağlanacaktır.

 

                                  Mahkeme itirazı yerinde görürse örneğin teminatı yetersiz görürse; teminat artırılmasına karar verebileceği gibi ihtiyati haciz sebeplerinden birisinin mevcut olmaması sebebi ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verebilecektir.

 

                                  İtiraz üzerine verilen karara karşı, ihtiyati haciz kararından farklı olarak temyiz yolu açıktır. Yargıtay söz konusu başvuruyu öncelikle inceleyecek olup ve itiraz ilişkin kesin kararını verecektir. İtiraz sonucu verilen karara ilişkin yapılan temyiz başvurusu ise ihtiyati haczin uygulanmasını durdurmayacaktır.

 

E.İHTİYATİ HACZİN SONUÇLARI:               

 

                                    İhtiyati haciz, alacaklının devam eden ve başlayacak olan bir takip veya davasının sonucunda garanti almak amacıyla borçlunun mallarına önceden geçici nitelikte haciz konulmasıdır. Öyle ki geçici haciz niteliğinde olması sebebiyle ihtiyati haczin kesinleşmeden haczedilmiş olan malların satılmasını ve bedelinden alacağının ödenmesini isteyemeyecektir.

 

F.İHTİYATİ HACZİN KESİNLEŞMESİ:

 

                                    İhtiyati haciz kararının mahkemece verilmesinde genellikle borçlunun dinlenmediği gibi basit bir inceleme sonucu mahkemede oluşan kanaat göre ihtiyati haciz kararı verilmiş olmaktadır. Ancak söz konusu durumun borçlunun şayet yapılacak bir yargılama sonucunda haklı çıkma ihtimali göz önüne alındığında; borçlunun uğrayacağı telafisi güç zararları önlemek için ihtiyati haciz kararın verilmesinden itibaren 10 gün içinde icra dairesine söz konusu alacağa ilişkin talepte bulunmak veyahut dava açmak cihetine gidilmesi zorunlu tutulmuştur. Aksi halde ihtiyati haciz kendiliğinden düşecektir.10 günlük sürede takibin veya davanın açılması halinde artık ihtiyati haciz söz konusu dava veya takibin sonuçlanmasına kadar devam edecektir. Söz konusu takip ve dava sonucu alacaklının haklı çıkması halinde ihtiyati haciz kesinleşecek olup bu şekilde alacaklı borçlunun ihtiyaten haczedilmiş olan mallarının satılmasını isteyebilecektir.

 

 

G.İHTİYATİ HACİZ SEBEBİYLE TAZMİNAT TALEBİ:

 

                                    Alacaklının haksız olarak borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurduğu; dava veya takip sonucu anlaşılması halinde borçlu uğramış olduğu zararlar için ihtiyati haciz kararı koyduran alacaklı aleyhine mahkemede tazminat davası açacaktır. Söz konusu tazminat davasının kazanılması halinde alacaklının ihtiyati haciz kararı alırken yatırmış olduğu teminattan tazminat miktarı karşılanacağı gibi yetmemesi halinde alacaklının diğer malları haciz ve satış sonrası elde edilecek miktardan geri kalan kısım karşılanacaktır.

 

H.SONUÇ:

                                   İhtiyati haciz uygulaması; İcra-İflas Hukukunda önemli bir işlevi olmakta olup, borçlunun vadesi gelmiş veya gelmemiş borçlarını; ödemekten kaçınma veya borçlunun bizzat kaçma ihtimaline karşı hukukun alacaklıya sağlamış olduğu önemli bir araçtır. İhtiyati haciz kararı ile genel haczin, satış ve alacağın bedelden tahsili dışındaki tüm özeliklerine taşıdığı gibi alacaklının ihtiyati haciz sonrası haksız çıkması halinde borçlunun muhtemel zararlarına karşı da teminat alınması zorunluluğu ile borçlunun muhtemel zararları güvence altına alınmıştır. Tüm bu sebepler ışığında borçlunun mal kaçırmasını engellemek için oluşturulan ihtiyati haciz kurumunun, borçların tahsilinde İcra Hukuku Açısından önemli rol oynamaktadır.
 
*İhtiyati Haciz" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.Uğur Hakan Kahraman'e aittir .Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

                                    

ÖZGEÇMİŞ

            2009 Yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum.Bilimsel ve hukuk doktrini alanındaki çalışmalarımı Kırıkkale Üniversitesi Özel Hukuk anabilim dalında gerçekleştirdiğim yüksek lisans tezi ile devam ettirdim.2011 Ocak ayı itibariyle askerlik görevimi ifa ettikten sonra avukatlık stajına başlamış olup;2012 Mayıs Ayı itibariyle avukatlık ruhsatımı almış bulunmaktayım.Avukatlık mesleğini;2011 Yılında Kurulan KAHRAMAN HUKUK BÜROSUNDA;Av.Fethi Kahraman ile birlikte devam ettirmekteyim.
          2013 Yılı Marka-Patent Vekilliği sınavını başarıyla geçmiş olup;gelecek dönemde avukatlık görevi ile birlikte MARKA-PATENT VEKİLLİĞİNİ DE gerçekleştireceğim.
         Hukuk Bürosu bünyesinde;günlük hayatımızda yaşanan her türlü hukuki sorunların çözümüyle birlikte danışmanlık hizmetleri;KURUMSAL FİRMALARA ve de ŞAHISLARA gerçekleştirilmektedir.
       
         KAHRAMAN HUKUK BÜROSU BÜNYESİNDE;

         1)SİGORTA DAVALARI

         A)SİGORTA ŞİRKET VEKİLLİKLERİ

         B)TRAFİK SİGORTALARI VE DE KASKO SİGORTALARI KAPSAMINDA
              AÇILAN DAVALAR

        C)TRAFİK KAZALARINA BAĞLI ;GÜVENCE HESABI ALEYHİNE AÇILAN DAVALAR


         2)TİCARİ ŞİRKET DAVALARI
           
         A)İCRA TAKİPLERİ

         B)HUKUKİ DANIŞMANLIK

         C)TAZMİNAT DAVALARI

         D)YABANCI DİLDE VE TÜRKÇE HER TÜRLÜ SÖZLEŞMENİN HAZIRLANMASI

         GAYRİMENKUL DAVALARI

         A)TAPU İPTAL VE TESCİL DAVALARI

        B)ECRİ MİSİL DAVALARI

        C)EL ATMANIN ÖNLENMESİ DAVALARI

       3) TAZMİNAT DAVALARI

         A)HER TÜRLÜ CİSMANİ YARARLANMALARINA İLİŞKİN MADDİ VE MANEVİ
         
             TAZMİNAT DAVALARI
     
        B)MANEVİ ANLAMDA KİŞİ ÜZERİNDEKİ GERÇEKLEŞMİŞ OLAN ZARAR 
        
            SEBEBİYLE AÇILACAK MANEVİ TAZMİNAT DAVALARI

          4)  İŞ DAVALARI

          A)HİZMET TESPİTİ DAVASI

          B)İŞTEN ALACAK DAVASI

         C)DAVALI İŞVEREN VEKİLLİĞİ

          5)CEZA DAVALARI

          A)SULH CEZA MAHKEMELERİNDEKİ DAVALAR(HAKARET,BASİT
            
              YARALAMA,BASİT TEHDİT V.S

         B)ASLİYE CEZA MAHKEMELERİNDEKİ DAVALAR(ELEKTRİK HIRSIZLIĞI,
             
             KAMU MALINA ZARAR VERME,ÖLÜMLE TEHDİT,V.S

         C)AĞIR CEZA MAHKEMELERİNDEKİ DAVALAR(KASTEN ADAM ÖLDÜRME,
           
           ADAM ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS,YAGMA,ÇOCUK CİNSEL İSTİSMAR,CİNSEL
          
           SALDIRI,İRTİKAP,ZİMMET,EVRAKTA SAHTECİLİK,DOLANDIRICILIK V.S

          6)KİRA DAVALARI
            
          A)TAŞINMAZIN TAHLİYESİ VE KİRA ALACAĞI DAVALARI

          7)İCRA TAKİPLERİ

         8)VERGİ MAHKEMELERİ

         GİBİ HUKUKİ UYUŞMAZLIKLARDA DAVA TAKİPLERİ VE HUKUKİ ÇÖZÜM
        
         ÖNERİLERİ;KAHRAMAN HUKUK BÜROSU BÜNYESİNDE
       
         GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR.